Ebru Akel ile Türkiye Çiçek Açıyor: Kanser Kök Hücreleri, Epigenetik ve Fitoterapi
Kanser, yalnızca görünen tümör kitlesinden ibaret olmayan; genetik, epigenetik, bağışıklık sistemi ve hücresel direnç mekanizmalarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok yönlü bir hastalıktır. Dr. Hakan Özkul, Ebru Akel ile Türkiye Çiçek Açıyor programında kanserin az bilinen yönlerinden biri olan kanser kök hücrelerini, epigenetik faktörleri ve fitoterapinin destekleyici rolünü anlatmaktadır.
Programda özellikle kanser kök hücreleri üzerinde durulmaktadır. Kanser kök hücreleri, kanser hücresi üretebilen, hastalığın tekrar etmesinde yani nüksünde rol oynayabilen ve metastaz sürecine katkı sağlayabilen özel hücreler olarak ele alınmaktadır. Dr. Hakan Özkul, bu hücreleri “kanserin kökü” olarak tanımlamakta ve “dikenin kökü” benzetmesiyle açıklamaktadır.
Kanser kök hücreleri, normal kanser hücrelerine göre daha dirençli yapıda olabilir. Bağışıklık sisteminden kaçabilmeleri, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilere karşı daha dayanıklı olmaları ve kendilerini yenileyebilme özellikleri nedeniyle kanser tedavisinde önemli bir başlık olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle kanserle mücadelede yalnızca görünen kanser hücrelerini değil, hastalığın tekrarına neden olabilecek kök hücre mekanizmalarını da dikkate almak gerekir.
Programda ele alınan bir diğer önemli konu ise epigenetiktir. Kanser yalnızca genlerdeki mutasyonlarla oluşmaz. Bazı durumlarda genlerde doğrudan bozulma olmadan da genlerin çalışma şekli değişebilir. Kanser yapıcı genlerin fazla çalışması veya kanser önleyici genlerin yeterince çalışmaması, kanser oluşumunu kolaylaştırabilir. Bu durum epigenetik faktörler olarak açıklanmaktadır.
Dr. Hakan Özkul, epigenetik süreci “gaz ve fren” benzetmesiyle anlatmaktadır. Kanser yapıcı genlerin gazına basılması ya da kanser önleyici genlerin frenlenmesi, hücrelerin kontrolsüz davranmasına yol açabilir. Bu nedenle kanserin yalnızca genetik değil, aynı zamanda epigenetik yönüyle de değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bu noktada fitoterapi, yani tıbbi bitkilerle destekleyici tedavi yaklaşımı gündeme gelmektedir. Programda fitoterapinin; Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı tarafından geleneksel ve tamamlayıcı tıp kapsamında değerlendirilen, İbn Sina ve Hipokrat dönemlerinden günümüze uzanan bir yaklaşım olduğu ifade edilmektedir. Ancak fitoterapi, rastgele bitki kullanımı değil; modern tıbbi bilgilerle, hekim kontrolünde ve kişiye özel planlanması gereken bir destek yöntemidir.
Dr. Hakan Özkul’un anlatımında fitoterapi, kanser tedavisinin yerine geçen bir yöntem olarak değil; hastanın mevcut tıbbi tedavilerine destek sağlayabilecek tamamlayıcı bir yaklaşım olarak ele alınmaktadır. Kemoterapi, radyoterapi, cerrahi veya diğer onkolojik tedaviler aksatılmadan; fitoterapi desteği uzman hekim kontrolünde değerlendirilebilir.
Tıbbi bitkilerin kanser sürecindeki destekleyici etkileri arasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, vücut direncinin desteklenmesi, kanser kök hücreleriyle mücadeleye katkı sağlanması ve epigenetik düzenlemeye destek olunması gibi başlıklar öne çıkmaktadır. Programda özellikle bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin kanserle mücadelede önemli bir unsur olduğu vurgulanmaktadır.
Fitoterapi ayrıca kanser olmadan önce koruyucu destek yaklaşımı olarak, kanser tedavisi sırasında tamamlayıcı destek olarak ve tedavi sonrası koruyucu dönemde de değerlendirilebilecek bir alan olarak anlatılmaktadır. Ancak bu süreçlerin her biri kişiye özeldir ve mutlaka uzman hekim kontrolü gerektirir.
Kanser hastalarında bilinçsiz bitkisel ürün kullanımı riskli olabilir. Çünkü her bitki her hasta için uygun değildir. Kullanılan kemoterapi ilaçları, radyoterapi süreci, bağışıklık durumu, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, hastanın tahlilleri ve mevcut tedavi planı mutlaka birlikte değerlendirilmelidir.
Bu videoda Dr. Hakan Özkul, Ebru Akel ile Türkiye Çiçek Açıyor programında kanser kök hücreleri, epigenetik faktörler ve fitoterapinin kanser tedavisindeki destekleyici rolünü sade ve anlaşılır bir dille anlatmaktadır.