İki yıl önce rahim ağzı kanseri teşhisi konulduğunda her şey bir anda değişmişti. Tümör 6 cm’ye ulaşmıştı ve kemoterapi ile ışın tedavisine başlandı. Başlangıçta umut vardı; tümör kaybedildi ama yalnızca üç ay sonra yapılan kontrollerde kanserin nüksettiği ortaya çıktı. Bu defa durum çok daha ciddiydi. Kanser akciğer altına, karın bölgesine ve lenf bezlerine yayılmıştı. 4. evrenin sonu…
Doktorların söyledikleri ise acı vericiydi:
“Yapacak bir şey yok. Sadece kemoterapi ile ağrılarını dindiririz.”
Kemoterapi başladı, ama saçlar, kaşlar, kirpikler döküldü. Halsizlik arttı, ağrılar dayanılmaz hâle geldi. Yatağa bağımlı bir yaşam başladı. Tam da bu çaresiz noktada sosyal medyada karşısına Fitoterapi Uzmanı Dr. Hakan Özkul çıktı.
Fitoterapi ile Gelen Umut
Hastamız Hakan Özkul ile iletişime geçti ve fitoterapiye başladı. İlk haftalardan itibaren nefesi rahatladı, ayağa kalkmaya, çocuğuyla ilgilenmeye başladı.
Sadece 3 ay sonra çekilen tomografide hiçbir şey kalmamıştı. Doktorlar şaşkınlıkla “Ne yaptın da böyle iyileştin?” diye sordu. 4. evrenin sonundaki bir hastada bu sonuç bir mucizeydi.
Bugün hâlâ 6 aydır düzenli tomografi kontrollerinde hiçbir olumsuz sonuç çıkmıyor. Hastamızın ifadesiyle:
“Hakan Hoca bana ‘Allah’ın izniyle seni kurtaracağız’ dedi. Sözünü tuttu ve kurtardı. Şu an tamamen tertemizim. Doktoruma bir soru bile soramazken Hakan Bey’e yüz soru soruyorum ve hepsini gülerek cevaplıyor.”
“Çaresi Yok Değil, Deneyin”
Bu mucizevi dönüşümün ardından hasta, kanserle mücadele eden herkese aynı tavsiyede bulunuyor:
“Herkesin demesine bakmayın, gidin ve deneyin. Ben şansımı denedim, kurtuldum. Çaresi yok değil. Ben Hakan Hoca sayesinde kurtuldum.”